YENİDEN YAZILMIŞ BAŞLIK: Yola Devam! Yüzümüzdeki kupadaki gülümsemeye aldırmayın, ligde kritik dönemlerde Fenerbahçe'nin "puan kaybetme" kapısı birer birer açılıyor ve puanlar parmaklarımızın arasından kayıp gidiyor. Bu kaybın sonuçları, ne yazık ki sezonun sonunda en acı şekilde beliriyor.

"Bir kişi tüm takımı yalnız bıraktı, birlikteyken bile takımı ateşe verdik!" gibi acı çekici cümleler, bu tür puan kayıplarının kaçınılmaz ürünleri oluyor. Ara transfer döneminin getirdiği sıkıntılar, sanki şu an ekranlarımızda canlı yayınlanıyor. Evet, yeni transferlerin eskilerin boşluğunu tam anlamıyla doldurduğunu söylemek biraz aceleci olabilir belki ama takımın acele etmesi gereken bir durumda olduğunu da unutmamak lazım.

Normalde alabileceği puanları kaçıran bir takımın, bir oyuncu beklemesi ne kadar mantıklı?Tüm yükün altında ezilenler, bu soruya yanıt versin. Herkes biliyor ki, Kante'den önce takımın acilen bir golcüye ihtiyacı var.

Yediği gol kadar atamayan bir takımın, gol atma konusunda baskı hissetmesi son derece doğal. Ancak, gol yeme konusunda da ciddi bir sorun yaşandığını hatırlatmak gerekiyor. Gollerin savunma yoluyla engellenmesi, gol atma baskısını hafifletebilir, hatta dengeleri tamamen değiştirebilir.

Buradan hareketle, "Gol yerine gol atarsan, kaybetmezsin!" demek belki de daha yerinde olacak. Eğer savunma sağlam olursa, maç kazandıracak isimler kendiliğinden sahneye çıkar. Buna hem ofans hem de defansta katkı sağlayan herkes dahil.

İyimserler "Fenerbahçe bu sezon şampiyon olacak" derken, kötümserler de her zamanki gibi "bizi şampiyon yapmayacaklar" diyebilirler. Ancak futbolun gerçeklerini bilenler biliyor ki, şampiyon olmak için sadece hakemi değil, tüm rakipleri yenmek gerekiyor. Fenerbahçe'nin liderliği ele geçirebilmek için önüne çıkan fırsatları tepmesi, gelecek maçlar için en önemli ölçüt olmalı.

Fenerbahçe bir yandan savruluyor gibi hissedilirken, diğer yandan her türlü rakibi devirebilecek bir enerji sergiliyor. Bu durumda sorunun futbolcularda olduğunu söylemek pek de haksızlık olmaz. Futbolcuların en önemli görevi, aldıkları ödülleri terleriyle karşılamak ve sahada mücadele etmek olmalı.

Bu durumda, tüm güzelliklerin birleştiği bir fotoğraf çıkabilir. Ozaman hem futbolcular hem de taraftarlar gülümser ve gelecek parlak görünür. Şampiyon olmayı hedefleyen bir takımın ruhunun da öncelikle lider olması gerekiyor.

Kaderini hakemin değil, kendisinin yazdığı bir dünya hayal etmeli. Fikstür, Fenerbahçe için bir avantaj olabilir. Galatasaray'ın zorlu deplasmanlarda puan kaybedeceği düşüncesi de fena halde büyüyor.

Bu yüzden Fenerbahçe'nin önümüzdeki maçlarda beraberliğe bile tahammülü olmamalı ve galibiyete dönük bir oyun sergilemelidir. Eğer bu takım, finiş çizgisine yaklaşırken yaptığı hataları tekrarlamaz ve bu hataların bedelini öğrenirse, başarının kapıları ardına kadar açılabilir. Sonuç olarak, taraftarların sevmediği sezon sonlarından kurtulmak için yapılması gerekenler tamamen futbolcuların ve teknik kadronun elinde.

Eğer bu gerçeği kabul ederlerse, "hayır" demeyecekleri bir durumla karşı karşıya kalacaklar. Bu da hiç de fena olmaz, değil mi? Google'aTopSportLive yazarak da izleyebilirsiniz.

⚽ Maçların tamamını Resmi kanallardan izlemek için t... ⚽